Ağustos 1926 gecesi Türkiye'nin ''Bozkurt'' adlı yolcu gemisi
Fransız ''Lotus'' gemisi ile Ege Denizi'nde çarpışır.
Bozkurt gemisi batar ve 8 Türk denizcisi boğularak ölür.
Ertesi gün, İstanbul'a gelen Lotus gemisinin kaptanı tutuklanır
ve Türk mahkemelerince 80 gün hapis cezasına çarptırılır.
Lotus gemisinin kaptanının karşı çıkışları sonucu dava,
Lahey Sürekli Adalet Divanı'na intikal eder. Lahey Sürekli Adalet Divanı,
7 Eylül 1927'de, Türkiye'nin hukuka aykırı davranmadığına karar verir.
Bu kararla birlikte ''Geminin adı ve Türk milletinin milli simgesi,
Türk özgürlük ve bağımsızlığının timsali olmasından ötürü'',
Türk heyetine, Atatürk'e verilmek üzere tunçtan bir Bozkurt heykeli armağan edilir.
Bu davadan dolayı, dönemin adalet bakanı Mahmut Esat'a, Atatürk tarafından Bozkurt soyadı verilmiştir.