Tabloda gördüğümüz erkek figürü Osman Hamdi Bey'in kendisidir.
Çoğunlukla resmini çizeceği ortamda, doğuya özgü kıyafetler giyip kendi
fotoğrafını çektirir. Sonra fotoğrafa bakarak yapar resimlerini Kaplumbağa
Terbiyecisi olarak  çizilmiştir.
Tablodaki mekan, Bursa'daki Yeşil Cami'dir. Osman Hamdi Bey çizime burada
başlamış, daha sonra çekilen fotoğraf yardımıyla kendi atölyesinde bitirmiştir.
Peki "Kaplumbağa Terbiyecisi" bize neyi anlatıyor? Bunu anlamak için tabloyu incelemeye başlayalım
Öncelikle neler görüyoruz
Kırmızı kaftan giymiş, derviş kıyafetleri içinde sakallı, kambur yaşlı bir adam...
Bakımsız bir odada, marul yiyen kaplumbağalara bakıyor. Ama biraz düşünceli,
karamsar ve yorgun bir bakış bu.
Sırtında bir nakkare yarım küre biçiminde küçük bir davuldan oluşan vurmalı bir
çalgı, Mevlevi müziğinin dört temel çalgısından da birisi asılı ve buna bağlı mızrap
nakkareyi çalmaya yarayan nesne boynundan aşağı sarkmış.
Ellerini arkasında kavuşturmuş, bir neyi tutuyor. Kırbaç değil de neden ney?
Anlaşılan kaplumbağaları ney üfleyerek, nakkare çalarak yani musikiden yararlanarak
terbiye etmeye çabalıyor.
Ama yaşlı adamın ney'i tutuşuna daha dikkatli bakacak olursak, neyi üfleme
hazırlığında değil sanki vazgeçmiş, çabaları sonuçsuz kalmış.